24 Eylül 2009 Perşembe

Bu seferki benim kendi inancıma ihanetim


içimde yankılandı şehvetin,
o şuh kahkaha kulağıma değdirdiğin...


ve bilirdim,
aşk yaşandığı yerdedir.

yağmıştır yağmur;
ıslanmıştır şehrin ışıkları bir kez.




Bu seferki benim
kendi inancıma ihanetim.



sadece seni kesmiyordu bıçak gibi sözlerim.
nasıl konuşabildim kesilirken her yerim!?
ve bir kuyu misali çukurlaştı gözlerin
yan duvarları kuru, dibi nemli
göz pınarındaki gözyaşınaydı kastı rüzgarın
ve gözlerinden süzüldü yıldızlar...

derin sulara kollarını açmış bir martıydım şimdi.
görmek isterken dibi,
kalbini bulanık sığ sularda bırakmış biri
ve pişmanlık
bıçak kesiklerine zehir sürme isteği




Bu seferki benim
kendi inancıma ihanetim.
ve ben
üstesinden gelemedim.

i!

0 yorum:

Yorum Gönder